Psikolog psikiyatrist farkı nedir? Psikoterapist kimdir, kime gitmeliyim?
Psikiyatrist tıp eğitimi almış bir hekimdir: tanı koyar, ilaç yazar, gerektiğinde hastaneye yatırır. Psikolog psikoloji okumuştur; ilaç yazmaz, konuşarak çalışır, test uygular ve terapi yapar. Psikoterapist bir meslekten çok bir yetkinliktir: Terapi eğitimi almış psikolog ya da hekim olabilir. Konuşarak anlamak isterseniz psikolog, ilaç ya da acil değerlendirme gerekiyorsa psikiyatrist doğru adrestir.
Psikolog kimdir, ne yapar?
Psikolog, üniversitede psikoloji eğitimi almış bir uzmandır. Hekim değildir, bu yüzden ilaç yazmaz. İnsanların düşünce, duygu ve davranışlarını anlamak için görüşme ve psikolojik testler kullanır. Klinik psikolog ise lisansın üzerine klinik psikoloji yüksek lisansı ya da doktorası yapmıştır ve psikoterapi uygular. Kısacası psikolog konuşarak, dinleyerek ve birlikte düşünerek çalışır.
Gündelik dilde “psikoloğa gitmek” ile “psikiyatriste gitmek” çoğu zaman aynı anlamda kullanılır. Oysa bu iki meslek farklı eğitimlerden gelir ve farklı araçlarla çalışır. Doğru adresi bilmek, hem zaman kazandırır hem de “yanlış yere geldim” hissini önler.
Türkiye’de psikolog, üniversitede psikoloji lisansını bitirmiş kişidir. Yasada ayrıca tanımlanan klinik psikolog ise psikoloji ya da psikolojik danışmanlık ve rehberlik lisansının üzerine, klinik ortamda uygulama içeren bir klinik psikoloji yüksek lisansı (ya da başka bir lisansın üzerine klinik psikoloji doktorası) yapmış bir sağlık meslek mensubudur.[1] Klinik psikolog, ölçme araçları, gözlem ve görüşme teknikleriyle psikolojik değerlendirme yapar ve psikoterapi uygular. Bir hastalık söz konusu olduğunda ise yasa, terapinin uzman hekimin tanısı ve yönlendirmesiyle yapılmasını öngörür.[1]
Bir psikologla yapılan görüşmede ne olur? Çoğu zaman ilk görüşme bir tanışmadır: Sizi neyin getirdiği, ne zamandır sürdüğü, hayatınızı nasıl etkilediği konuşulur. Ardından birlikte bir hedef belirlenir ve haftalık ya da iki haftada bir yapılan görüşmelerle o hedefe doğru çalışılır. Psikologların sık çalıştığı konular şunlardır:
- Kaygı, panik atak, takıntılar ve korkular
- Hafif ve orta düzeyde depresyon, tükenmişlik, yas
- İlişki sorunları, ayrılık, aile içi çatışmalar
- Travmatik yaşantılar ve bunların bıraktığı izler
- Özgüven, sınır koyma, karar verme güçlükleri
- Göç, uyum ve iki kültür arasında kalmanın getirdiği yük
Psikolog ilaç yazmaz ve tıbbi tetkik istemez. Görüşmede bedensel bir neden ya da ilaç ihtiyacı akla gelirse, iyi bir psikolog sizi aile hekiminize ya da bir psikiyatriste yönlendirir. Bu bir “reddedilme” değil, işbirliğinin olağan bir parçasıdır.
Psikiyatrist kimdir, ne yapar?
Psikiyatrist, tıp fakültesini bitirdikten sonra ruh sağlığı alanında uzmanlaşmış bir hekimdir. Türkiye’de bu uzmanlık eğitimi dört yıl, Almanya’da beş yıl sürer. Psikiyatrist tanı koyar, bedensel nedenleri değerlendirir, ilaç yazar ve izler, gerektiğinde hastaneye yatışa karar verir. Birçok psikiyatrist terapi de yapar, ancak görüşmeler genellikle daha kısa ve ilaç odaklıdır.
Psikiyatri, tıbbın bir uzmanlık dalıdır. Türkiye’de resmi adı “Ruh Sağlığı ve Hastalıkları”dır ve tıp fakültesinden sonra dört yıllık bir uzmanlık eğitimi gerektirir.[1] Almanya’da hekimler “Facharzt für Psychiatrie und Psychotherapie” olmak için 60 ay, yani beş yıl uzmanlık eğitimi alır; bunun 12 ayı nörolojide, 24 ayı yatan hasta bakımında geçer.[3] Unvandaki “Psychotherapie” kelimesi tesadüf değildir: Almanya’da psikiyatristler eğitimleri sırasında psikoterapi de öğrenir.
Psikiyatristin elindeki araçlar, psikoloğunkilerden daha geniştir ama başka bir yöne bakar:
- Tanı: Belirtileri uluslararası tanı sistemlerine göre değerlendirir ve resmi tanıyı koyar.
- Bedensel değerlendirme: Tiroid, kansızlık, ilaç etkileşimleri gibi ruh halini etkileyen tıbbi nedenleri araştırır, gerekirse kan tahlili ister.
- İlaç tedavisi: Antidepresan, kaygı ilacı, duygudurum dengeleyici ya da antipsikotik yazar; dozu ayarlar, yan etkileri izler.
- Kriz ve yatış: İntihar riski, psikoz ya da ağır mani gibi durumlarda acil müdahaleye ve hastaneye yatışa karar verir.
- Rapor: İş göremezlik raporu ve tıbbi belgeler düzenler.
Pratikte psikiyatri muayeneleri çoğu zaman psikoterapi seanslarından kısadır. İlk muayene daha uzun sürer; sonraki kontroller ise genellikle ilacın nasıl gittiğine, yan etkilere ve belirtilerin seyrine odaklanır. Bu nedenle birçok kişi psikiyatristten ilaç, psikologdan ise düzenli konuşma desteği alır.

Psikoterapist kimdir? Bu unvanı kim kullanabilir?
Psikoterapist, belirli bir terapi yönteminde ek eğitim almış ve psikoterapi uygulayan kişidir; temel mesleği genellikle psikolog ya da hekimdir. Almanya’da “Psychotherapeut” unvanı yasayla korunur: Yalnızca devlet ruhsatı (Approbation) olan psikoterapistler ve hekimler kullanabilir. Türkiye’de böyle ayrı bir unvan yoktur; psikoterapi klinik psikologların ve hekimlerin yaptığı bir uygulama olarak geçer.
Üç kelime arasındaki en büyük karışıklık “psikoterapist” kelimesinden çıkar. Psikolog ve psikiyatrist birer meslektir; psikoterapi ise bir tedavi biçimidir. Bilişsel davranışçı terapi (BDT), EMDR, şema terapi, psikodinamik terapi ya da sistemik aile terapisi gibi yöntemlerin her biri ayrı bir eğitim ve süpervizyon gerektirir. Bu eğitimi tamamlamış bir psikolog ya da hekim, kendini o yöntemde psikoterapist olarak tanımlayabilir.
Almanya’da: korunan bir unvan
Almanya’daki Psikoterapistler Yasası (Psychotherapeutengesetz) çok açıktır: “Psychotherapeutin” ya da “Psychotherapeut” unvanını yalnızca ruhsatlı psikoterapistler, çocuk ve ergen psikoterapistleri ile hekimler kullanabilir.[2] Hekimler bu unvanı “ärztliche Psychotherapeutin / ärztlicher Psychotherapeut” biçiminde taşır. Yani Almanya’da kapısında “Psychotherapeut” yazan biri ya devlet sınavını vermiş ve ruhsat almış bir psikoterapisttir ya da bir hekimdir.
Almanya’da bir de “Heilpraktiker für Psychotherapie” unvanıyla çalışan kişiler vardır. Bunlar sağlık otoritesinin sınavından geçerek psikoterapi uygulama izni alır, ancak yukarıdaki yasa gereği kendilerine “Psychotherapeut” diyemezler.[2] Görüşmeleri genellikle sağlık sigortası kapsamında değildir.
Türkiye’de: klinik psikolog ve hekim
Türkiye’de yasa “klinik psikolog” mesleğini tanımlar ve psikoterapiyi bu mesleğin görevleri arasında sayar.[1] “Psikoterapist” için Almanya’daki gibi devlet ruhsatına bağlı ayrı bir unvan bulunmaz. Bu yüzden Türkçe konuşan bir terapist ararken unvandan çok şu üç soruya bakmak daha anlamlıdır: Temel eğitimi nedir (psikoloji mi, tıp mı)? Hangi terapi yönteminde ek eğitim almıştır? Düzenli süpervizyon alıyor mu?
Psikolog ile psikiyatrist arasındaki fark nedir?
Temel fark eğitim ve araçtadır. Psikiyatrist hekimdir; tanı koyar, ilaç yazar, rapor verir ve kriz durumlarında hastaneye yatırabilir. Psikolog psikoloji okumuştur; ilaç yazmaz, görüşme ve test kullanır, klinik psikologsa psikoterapi yapar. Psikiyatri görüşmeleri genellikle kısa ve tedavi takibine odaklıdır, terapi seansları ise daha uzun ve düzenlidir. İki meslek birbirinin rakibi değil, tamamlayıcısıdır.
Aşağıdaki tablo, üç kavramı yan yana koyar. Ülkeden ülkeye ayrıntılar değişse de temel mantık Avrupa’nın büyük bölümünde ve Türkiye’de aynıdır.
| Ölçüt | Psikolog / klinik psikolog | Psikiyatrist | Psikoterapist |
|---|---|---|---|
| Eğitim | Psikoloji lisansı; klinik psikologda ek olarak klinik psikoloji yüksek lisansı ya da doktorası[1] | Tıp fakültesi, ardından Türkiye’de 4 yıl, Almanya’da 60 ay uzmanlık[1][3] | Psikoloji ya da tıp üzerine bir terapi yönteminde ek eğitim |
| Hekim mi? | Hayır | Evet | Temel mesleğine bağlı |
| İlaç yazar mı? | Hayır | Evet | Yalnızca hekimse |
| Tanı | Psikolojik değerlendirme ve test yapar; hastalık tanısı hekimin işidir[1] | Koyar | Temel mesleğine bağlı |
| Yöntem | Görüşme, psikolojik test, psikoterapi | Muayene, ilaç tedavisi, gerektiğinde terapi | Psikoterapi (BDT, EMDR, şema terapi vb.) |
| Seanslar | Genellikle düzenli, uzun seanslar | Genellikle kısa kontrol görüşmeleri | Genellikle düzenli, uzun seanslar |
| Almanya’da | “Psychologe”; sigorta kapsamında terapi için ruhsat gerekir | “Facharzt für Psychiatrie und Psychotherapie” | “Psychotherapeut” yasayla korunur[2] |
Tablodaki en önemli satır belki de “ilaç” satırıdır. Birçok insan psikiyatriste gitmekten çekinir, çünkü “gider gitmez ilaç verirler” diye düşünür. Oysa psikiyatrist ilacı ancak gerekli gördüğünde ve sizinle konuşarak önerir; ilaç kullanıp kullanmamaya da sonunda siz karar verirsiniz. Tersine, bir psikologla başlamak ilaç seçeneğini kapatmaz: Gerekirse psikolog sizi psikiyatriste yönlendirir.
Psikologa mı psikiyatriste mi gitmeliyim?
Belirtileriniz hayatınızı zorlaştırıyor ama işinizi, ilişkilerinizi ve günlük düzeninizi sürdürebiliyorsanız, bir psikologla başlamak çoğu zaman iyi bir ilk adımdır. Belirtiler ağırsa, uyku ve iştah çok bozulduysa, gerçeklikten kopma, aşırı taşkınlık ya da intihar düşünceleri varsa önce psikiyatriste gidin. Emin değilseniz aile hekiminiz ilk durak olabilir.
Kime gideceğinize karar verirken belirtilerin adından çok şiddetine ve ne kadar acil olduğuna bakmak yol gösterir. Aynı tanı, örneğin depresyon, birinde psikoterapiyle, diğerinde ilaç ve terapinin birlikte kullanılmasıyla en iyi sonucu verebilir.
Önce bir psikologla konuşmak çoğu zaman yeterlidir, eğer:
- Kaygı, gerginlik, stres ya da sık sık gelen üzüntü sizi yoruyor ama günlük hayatınız sürüyorsa
- İlişkinizde, ailenizde ya da işinizde tekrar eden bir sorunu anlamak istiyorsanız
- Bir kayıp, ayrılık ya da göç gibi büyük bir değişimi sindirmeye çalışıyorsanız
- Panik atak, takıntı ya da korku gibi belirtiler için terapi yöntemleri öğrenmek istiyorsanız
- İlaç kullanmak istemiyor ve önce konuşarak çalışmayı denemek istiyorsanız
Önce bir psikiyatriste gitmek daha doğrudur, eğer:
- Belirtiler ağırsa: haftalardır yataktan çıkamıyor, yemek yiyemiyor, uyuyamıyorsanız
- Ölüm ya da intihar düşünceleriniz varsa
- Başkalarının duymadığı sesler duyuyor, gerçek olmadığını bildiğiniz şeylere inanmaya başlıyorsanız
- Günlerce uyumadan aşırı enerjik, taşkın ve aceleci olduğunuz dönemler yaşıyorsanız
- Alkol, ilaç ya da madde kullanımı kontrolden çıktıysa
- Zaten psikiyatrik ilaç kullanıyor ve doz ya da yan etki sorunu yaşıyorsanız
- Terapiye rağmen haftalardır düzelme olmuyorsa
Kendinize ya da başkasına zarar verme tehlikesi varsa randevu beklemeyin: Avrupa’nın her yerinde 112’yi arayabilir ya da en yakın acil servise gidebilirsiniz. Yazının sonundaki acil yardım numaraları sizin için oradadır.
- Belirtilerinizi yazın: Ne zamandır sürüyor, ne kadar sık oluyor, uykunuzu, işinizi, ilişkilerinizi nasıl etkiliyor?
- Aciliyeti değerlendirin: Yukarıdaki psikiyatri listesinden bir madde size uyuyorsa, önce hekime gidin.
- Bedensel nedenleri dışlatın: Yorgunluk, çarpıntı, uykusuzluk gibi belirtiler ilk kez ortaya çıktıysa aile hekiminiz kan tahliliyle tiroid, kansızlık ya da vitamin eksikliği gibi nedenlere bakabilir.
- Konuşarak başlayın: Acil bir durum yoksa bir psikologla ilk görüşmeyi yapın; ihtiyaç olursa o sizi psikiyatriste yönlendirir.
- İki yolu birleştirmekten çekinmeyin: İlaç ve terapi birbirini dışlamaz; birçok kişi ikisini birlikte kullanır.

İlaç mı, terapi mi? Araştırmalar ne söylüyor?
Depresyonda yapılan geniş bir meta-analize göre bilişsel davranışçı terapi kısa vadede ilaç tedavisi kadar etkilidir; 6–12 ay sonra ise etkisi daha büyük bulunmuştur. İlaç ve terapinin birlikte kullanılması, tek başına ilaçtan daha etkilidir. İnsanların yaklaşık dörtte üçü terapiyi tercih eder. Hangisinin size uygun olduğuna şiddet ve tercihiniz birlikte karar verir.
“Psikolog mu, psikiyatrist mi?” sorusunun arkasında çoğu zaman şu soru vardır: “İlaç mı, konuşma mı?” Bu soru en iyi depresyon için araştırılmıştır. Cuijpers ve arkadaşlarının 409 çalışmayı ve 52.702 hastayı kapsayan 2023 tarihli meta-analizinde, bilişsel davranışçı terapinin etkisi kısa vadede ilaç tedavisinden farklı bulunmamış, 6–12 ay sonraki izlemde ise daha büyük çıkmıştır. İlaç ile terapinin birlikte kullanılması hem kısa hem uzun vadede tek başına ilaçtan daha etkili olmuştur.[4]
Almanya’nın ulusal depresyon kılavuzu (NVL Unipolare Depression, 2022) da tedaviyi şiddete göre basamaklandırır: Hafif depresyonda önce düşük yoğunluklu destekler, orta düzeyde psikoterapi ya da antidepresan, ağır depresyonda ise ikisinin birlikte kullanılması önerilir.[6] Yani ağır tablolarda psikiyatrist ile psikoterapist çoğu zaman aynı ekibin iki parçasıdır.
Tercih de önemlidir. McHugh ve arkadaşlarının 34 çalışmayı birleştiren meta-analizinde, katılımcıların yaklaşık %75’i ilaç yerine psikolojik tedaviyi tercih etmiştir; bu, yaklaşık üç kat güçlü bir tercih demektir. Kadınlar ve gençler terapiyi daha sık seçmiştir.[5] Araştırmacılar, insanların tercih ettikleri tedaviyi aldıklarında sonuçların daha iyi olduğuna dikkat çeker.[5]
Bunlar ilacın “kötü”, terapinin “iyi” olduğu anlamına gelmez. Ağır depresyonda, bipolar bozuklukta ya da psikozda ilaç çoğu zaman tedavinin vazgeçilmez parçasıdır. Önemli olan, iki seçeneği de bilerek ve bir uzmanla konuşarak karar vermektir. Depresyonun belirtilerini ve tedavi basamaklarını ayrıntılı olarak Depresyon belirtileri nelerdir? yazısında bulabilirsiniz.
Psikolog ve psikiyatrist birlikte çalışabilir mi?
Evet, ve çoğu zaman en iyi sonuç böyle alınır. Psikiyatrist tanıyı koyar, gerekirse ilacı düzenler ve izler; psikolog ya da psikoterapist düzenli görüşmelerle düşünce ve davranış kalıpları üzerinde çalışır. İki uzmanın sizin onayınızla birbirleriyle bilgi paylaşması tedaviyi kolaylaştırır. Psikologla başlayıp gerektiğinde psikiyatriste yönlendirilmek de olağan bir yoldur.
Birçok insan iki uzmana aynı anda gitmenin “fazla” ya da “ciddi bir durum” olduğunu düşünür. Oysa bu, özellikle orta ve ağır tablolarda sık ve doğal bir düzendir. Görev paylaşımı genellikle şöyledir:
- Psikiyatrist: Birkaç haftada ya da birkaç ayda bir kontrol; ilacın etkisi, dozu ve yan etkileri.
- Psikolog ya da psikoterapist: Haftalık ya da iki haftada bir görüşme; yaşadıklarınızı anlamak, yeni başa çıkma yolları öğrenmek ve bunları günlük hayatta denemek.
- Aile hekimi: Bedensel sağlık, kan tahlilleri, diğer ilaçlarla etkileşimler ve gerektiğinde sevk.
Bu düzende sizin rolünüz de önemlidir: Her uzmana diğerinin önerilerini anlatmak, ilacı kendi başınıza bırakmamak ve terapide konuştuklarınızı hekiminizle paylaşmaktan çekinmemek. Bilgi paylaşımı yalnızca sizin onayınızla olur; uzmanlar sır saklama yükümlülüğüne tabidir.
Yurt dışında yaşayan pek çok kişi için bu işbirliği iki dilde yürür: İlaç ve rapor için yaşadığı ülkede bir hekime gider, duygularını ise ana dilinde bir psikologla konuşur. Bu da tamamen geçerli bir yoldur. Önemli olan, iki tarafın birbirinden haberdar olmasıdır.

Almanya’da ve Avrupa’da psikolog ya da psikiyatriste nasıl ulaşırsınız?
Almanya’da sigorta kapsamında psikoterapi için sevk gerekmez; önce bir psikoterapötik ön görüşme (Sprechstunde) yapılır ve 116 117 bu randevuyu bulmanıza yardım eder. Psikiyatriste aile hekiminiz yönlendirebilir. Diğer Avrupa ülkelerinde de ilk durak genellikle aile hekimidir. Türkçe konuşan uzman çoğu şehirde azdır; online Türkçe terapi bir seçenektir, ancak ücretini genellikle kişi kendisi öder.
Yurt dışında yaşarken “kime gitmeliyim?” sorusuna bir de “nasıl ulaşırım?” sorusu eklenir. Sistemler ülkeden ülkeye değişir, ama ortak bir mantık vardır: Bedensel sağlık ve ilaç için hekim, konuşarak çalışmak için psikolog ya da psikoterapist.
- Almanya, psikoterapi: Yasal sağlık sigortası kapsamındaki psikoterapi için sevk gerekmez. Her tedaviden önce bir ön görüşme (psychotherapeutische Sprechstunde) yapılır. 116 117 numarası ya da eterminservice.de sitesi bu randevuyu bulmanıza yardım eder.[7]
- Almanya, bekleme süreleri: 2024’te yayımlanan ES-RiP araştırmasına göre ön görüşmeye başvuranların %90’ından fazlası ilk görüşmeyi üç ay içinde yapmış, %96’sı düzenli terapiye üç aydan kısa sürede başlamıştır.[8] Yine de şehre ve terapiste göre beklemek gerekebilir.
- Almanya, psikiyatri: Aile hekimi (Hausarzt) bedensel nedenleri kontrol eder ve sizi bir psikiyatriste (Facharzt für Psychiatrie und Psychotherapie) yönlendirebilir. Acil durumlarda hastanelerin psikiyatri bölümleri ve 112 her zaman ulaşılabilirdir.
- Hollanda: İlk adres huisarts’tır; sizi aile hekimliğindeki ruh sağlığı görevlisine (POH-GGZ) ya da uzman ruh sağlığı hizmetine yönlendirir.
- Avusturya, İsviçre, Fransa ve Belçika: Aile hekimi yönlendirmesi çoğu zaman ilk adımdır; sigorta kapsamındaki terapi sınırlıdır ve Türkçe konuşan uzman sayısı azdır.
Birçok kişi için asıl zorluk dil ve kültürdür. “İçim daralıyor” ya da “hiçbir şeye hâlim yok” gibi ifadeler ancak ana dilde tam karşılığını bulur; ailenin, gurbetin ve iki kültür arasında kalmanın yükünü anlatmak için de karşınızdakinin bu dünyayı tanıması işe yarar. Psikiyatriste giderken bir tercüman ya da yakınınızın eşlik etmesini isteyebilirsiniz; terapide ise Türkçe konuşan bir psikologla online görüşmek, yaşadığınız şehirden bağımsız bir seçenektir. Online terapinin ne kadar etkili olduğunu Online terapi işe yarar mı? yazısında ayrıntılı olarak ele aldık.
Son olarak: Doğru kapıyı bulmak için mükemmel bir karar vermeniz gerekmez. Bir psikologla başlarsanız ve ilaç gerekirse, sizi psikiyatriste yönlendirir; bir psikiyatristle başlarsanız ve terapi iyi gelecekse, o da sizi bir terapiste yönlendirir. Önemli olan, ilk adımı atmaktır.

Psikolog psikiyatrist farkı nedir? Kısa cevaplar
Hayır. İlaç yalnızca hekimler tarafından yazılabilir; psikiyatrist de bir hekim olduğu için ilaç yazar. Psikolog ve klinik psikolog ilaç yazmaz, görüşme, psikolojik test ve psikoterapi ile çalışır. İlaç gerekebileceğini düşündüğünde sizi bir psikiyatriste ya da aile hekiminize yönlendirir.
Hayır. Psikiyatrist, ruh sağlığı alanında uzmanlaşmış bir hekimdir; kaygı, uykusuzluk, depresyon ya da tükenmişlik gibi çok yaygın sorunlar için de başvurulur. Kalp için kardiyoloğa gitmek nasıl doğalsa, ruh sağlığı için psikiyatriste gitmek de öyledir. Bu konuda yardım istemek bir güçsüzlük değil, kendinize özen göstermektir.
Birçoğu yapar. Almanya’da psikiyatristlerin resmi unvanı “Facharzt für Psychiatrie und Psychotherapie”dır ve eğitimlerinde psikoterapi de vardır. Ancak pratikte psikiyatri görüşmeleri çoğu zaman daha kısa ve ilaç odaklıdır. Haftalık, uzun terapi seansları ise genellikle psikologlar ve psikoterapistler tarafından yapılır.
Psikolog, üniversitede psikoloji lisansını bitirmiş kişidir. Klinik psikolog ise bunun üzerine klinik ortamda uygulama içeren klinik psikoloji yüksek lisansı ya da doktorası yapmıştır. Türkiye’de yasa, psikolojik değerlendirme ve psikoterapi uygulamasını klinik psikoloğun görevleri arasında sayar. Terapi için bir uzman ararken bu ek eğitime bakmak önemlidir.
Psikolog, görüşme ve testlerle ayrıntılı bir psikolojik değerlendirme yapar ve yaşadıklarınızı adlandırmanıza yardımcı olur. Hastalık düzeyindeki resmi tanı ise Türkiye’de uzman hekimin işidir. Almanya’da ruhsatlı psikoterapistler kendi alanlarında tanı koyabilir. Rapor ya da iş göremezlik belgesi gerektiğinde ise bir hekime gitmeniz gerekir.
Konuşarak yürüyen terapi online olarak da iyi işler; araştırmalar terapist eşliğinde yürütülen online terapinin yüz yüze terapiye benzer sonuçlar verdiğini gösteriyor. İlaç yazılması, kan tahlili ya da acil değerlendirme gerekiyorsa ise yaşadığınız ülkedeki bir hekimle yüz yüze görüşmek daha doğrudur. İki yol birlikte de kullanılabilir.
Her zaman değil. Psikolog bir meslektir, psikoterapi ise bir tedavi biçimidir. Bir terapi yönteminde ek eğitim almış psikolog ya da hekim psikoterapi yapabilir. Almanya’da “Psychotherapeut” unvanı yasayla korunur ve yalnızca ruhsatlı psikoterapistler ile hekimler kullanabilir; her psikolog bu unvanı taşımaz.
Kaynaklar
- T.C. Mevzuat, 1219 sayılı Kanun (Ek Madde 13 ve EK-1 çizelgesi) (erişim 2026): Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun: klinik psikolog tanımı ve tıpta uzmanlık eğitim süreleri
- Psychotherapeutengesetz (PsychThG), § 1 (2019): Gesetz über den Beruf der Psychotherapeutin und des Psychotherapeuten: Berufsbezeichnung
- Landesärztekammer Baden-Württemberg, Weiterbildungsordnung 2020 (2020): Facharzt/Fachärztin für Psychiatrie und Psychotherapie (Auszug aus der WBO 2020)
- Cuijpers ve ark., World Psychiatry (2023): Cognitive behavior therapy vs. control conditions, other psychotherapies, pharmacotherapies and combined treatment for depression: a comprehensive meta-analysis including 409 trials with 52,702 patients
- McHugh ve ark., Journal of Clinical Psychiatry (2013): Patient preference for psychological vs pharmacologic treatment of psychiatric disorders: a meta-analytic review
- BÄK / KBV / AWMF, Nationale VersorgungsLeitlinie (2022): Nationale VersorgungsLeitlinie Unipolare Depression (S3), Version 3.2
- Kassenärztliche Bundesvereinigung, 116117.de (erişim 2026): Psychotherapie: Sprechstunde, Überweisung und Terminservice
- Deutsches Ärzteblatt (2024): Wartezeiten in der Psychotherapie kürzer als bisher angenommen (ES-RiP-Studie)
