Bilişsel davranışçı terapi (BDT) nedir? Nasıl işler, kimler için uygun?
Bilişsel davranışçı terapi (BDT), düşünceler, duygular ve davranışlar arasındaki bağlantıya odaklanan, yapılandırılmış ve hedefe yönelik bir psikoterapi yöntemidir. Danışan ve terapist birlikte zorlayıcı düşünce kalıplarını fark eder, sınar ve yeni davranışları adım adım dener. En çok kaygı bozuklukları ve depresyon için araştırılmıştır; çoğu zaman sınırlı sayıda seans sürer.
Bilişsel davranışçı terapi tam olarak nedir?
Bilişsel davranışçı terapi, bir olayın kendisinden çok o olayı nasıl yorumladığımızın duygularımızı ve davranışlarımızı etkilediği fikrine dayanır. Temelleri 1960’larda psikiyatrist Aaron T. Beck tarafından atılmıştır. Bugün BDT, belirli bir sorun üzerinde, şimdiye odaklanarak, ölçülebilir hedeflerle ve seanslar arasında yapılan uygulamalarla çalışan bir terapi ailesinin ortak adıdır.
Türkçede “BDT” kısaltmasıyla, İngilizcede “CBT” (cognitive behavioral therapy), Almancada ise çoğu zaman “Verhaltenstherapie” ya da “kognitive Verhaltenstherapie” adıyla karşınıza çıkar. Adındaki iki kelime yöntemin iki ayağını anlatır: bilişsel kısım düşüncelerle, yorumlarla ve inançlarla, davranışçı kısım ise yaptıklarımızla ve kaçındıklarımızla ilgilenir.
Yöntemin kurucusu sayılan Aaron T. Beck, 2005’te yazdığı bir değerlendirmede bilişsel kuramın ve buna dayanan terapinin temel çerçevesinin kırk yılı aşkın bir süre önce geliştirildiğini belirtir. Aynı yazıya göre bilişsel terapi, ilaçla birlikte ya da ilaçsız, pek çok ruhsal rahatsızlıkta belirtileri ve nüks oranlarını azaltabildiği gösterilmiş bir yaklaşımdır.[1] Beck’in ardından yöntem pek çok araştırmacı tarafından farklı sorunlara göre uyarlanmıştır.
Beck Enstitüsü, BDT’nin bazı temel özelliklerini şöyle özetler: Seanslar yapılandırılmıştır, terapi hedefe ve kişinin değerlerine yöneliktir ve seanslar arasında uygulanacak eylem planlarını, yani terapi ödevlerini içerir.[9] Bu üç özellik, BDT’yi “konuşup rahatlamak” fikrinden ayırır: Konuşmak elbette önemlidir, ama amaç, konuşulanı gündelik hayatta denemektir.
BDT neyi değildir?
- “Olumlu düşün” tavsiyesi değildir. Amaç düşünceleri güzelleştirmek değil, onları gerçekçi biçimde sınamaktır. Bazen kaygılı bir düşüncenin haklı bir yanı vardır; o zaman soru, bununla nasıl başa çıkılacağıdır.
- Geçmişi yok saymaz. Çocukluk ve aile deneyimleri konuşulur; ama ağırlık, bugün sizi zorlayan kalıpların nasıl sürdüğündedir.
- Herkese aynı reçete değildir. Teknikler aynı adı taşısa da, terapist bunları sizin sorununuza, hedeflerinize ve hayat koşullarınıza göre seçer.

BDT nasıl işler? Düşünce, duygu ve davranış arasındaki bağ nedir?
BDT’nin temel modeline göre aynı olay farklı yorumlandığında farklı duygular ve davranışlar doğurur. Yorum çoğu zaman otomatik ve hızlıdır, fark edilmeden geçer. Terapide bu otomatik düşünceler yakalanır, kanıtlarıyla birlikte incelenir ve daha dengeli bir bakışla karşılaştırılır. Davranış değiştiğinde de yeni deneyimler oluşur ve düşünceler kendiliğinden yeniden şekillenebilir.
Gündelik bir örnek düşünelim: İş yerinde amiriniz koridorda selamınızı almadan geçiyor. Aklınızdan “Bana kızgın, kesin bir hata yaptım” düşüncesi geçerse, büyük olasılıkla kaygı hissedersiniz ve gün boyu kendinizi kontrol edersiniz. “Telefonla konuşuyordu, beni görmedi” diye düşünürseniz, aynı an neredeyse iz bırakmadan geçer. Olay aynıdır; onu nasıl yorumladığınız farklıdır.
BDT bu zinciri dört halkada inceler: durum, otomatik düşünce, duygu ve beden tepkisi, davranış. Davranış, zinciri çoğu zaman kendini besleyen bir döngüye çevirir. Örneğin sosyal ortamlarda utanacağından korkan biri davetleri reddeder; kısa vadede rahatlar, ama korktuğu şeyin gerçekte olup olmadığını hiç sınamamış olur ve korku kalıcılaşır.
Sık görülen düşünce tuzakları
- Felaketleştirme: En kötü olasılığı en olası sonuç gibi görmek (“Bu baş ağrısı kesin ciddi bir şey”).
- Zihin okuma: Başkalarının ne düşündüğünü bildiğinizi varsaymak (“Toplantıda beni beceriksiz buldular”).
- Ya hep ya hiç düşüncesi: Durumları yalnızca iki uçta görmek (“Bir hata yaptıysam tamamen başarısızım”).
- Aşırı genelleme: Tek bir olaydan genel bir kural çıkarmak (“Hep böyle olur, bana hiçbir şey yolunda gitmez”).
- “Meli, malı” kuralları: Kendinize ya da başkalarına katı kurallar koymak (“Asla yorgun görünmemeliyim”).
Bu kalıplar bir “karakter kusuru” değildir; hemen herkesin zihni zaman zaman bu kısayolları kullanır. Sorun, bu kısayolların sıklaştığı ve hayatınızı daralttığı noktada başlar. BDT’de amaç, onları fark etmeyi ve gerektiğinde durup sorgulamayı öğrenmektir.

BDT seansları nasıl geçer ve kaç seans sürer?
BDT seansları genellikle haftada bir yapılır ve belirli bir düzen izler: kısa bir durum değerlendirmesi, önceki haftanın ödevi, günün konusu ve yeni bir uygulama planı. Süre soruna göre değişir. Örneğin İngiltere’deki NICE kılavuzu, yaygın anksiyete bozukluğu için bireysel BDT’nin genellikle haftalık, birer saatlik 12 ile 15 seanstan oluşmasını önerir.
BDT’nin bir özelliği, seansların önceden tahmin edilebilir bir akışa sahip olmasıdır. Bu, ilk kez terapiye başlayan pek çok kişiye güven verir: Ne konuşulacağını bilmemek kaygısı azalır, her seansın sonunda elinizde somut bir şey olur. Tipik bir seans şu adımları içerir:
- Kısa durum değerlendirmesi: Geçen haftanın nasıl geçtiği, ruh halinizin nasıl olduğu, bazen kısa bir ölçekle.
- Gündemi birlikte belirlemek: Bu seansta hangi konuya odaklanılacağına birlikte karar verilir.
- Ödevin gözden geçirilmesi: Geçen hafta denediğiniz uygulama neler gösterdi, nerede zorlandınız?
- Günün asıl çalışması: Bir düşünce kalıbını incelemek, bir davranış deneyini planlamak ya da yeni bir beceri öğrenmek.
- Yeni eylem planı ve özet: Seans, gelecek hafta için küçük ve uygulanabilir bir planla ve kısa bir geri bildirimle biter.
Terapinin ne kadar süreceği; sorunun türüne, ne zamandır sürdüğüne ve hedeflerinize bağlıdır. Elinizde fikir verecek ölçütler vardır: NICE’in kaygı bozuklukları kılavuzuna göre yaygın anksiyete bozukluğunda bireysel BDT genellikle haftalık, birer saatlik 12 ile 15 seanstan oluşur; kişi daha erken iyileşirse daha az, klinik olarak gerekirse daha fazla seans yapılır. Panik bozuklukta aynı kılavuz toplam 7 ile 14 saatlik bir BDT önerir; seanslar çoğu kişi için haftalık 1 ile 2 saattir ve başlangıçtan itibaren en geç dört ay içinde tamamlanmalıdır.[5]
Bu rakamlar bir üst sınır ya da vaat değildir; bir başlangıç çerçevesidir. Uzun süredir devam eden, birden fazla sorunun iç içe geçtiği durumlarda terapi daha uzun sürebilir. İyi bir BDT sürecinde ilerleme düzenli olarak birlikte değerlendirilir ve gerekirse plan değiştirilir. İlk görüşmede neler olduğunu ayrıca İlk seansta ne konuşulur? yazısında anlattık.
Ödevler neden bu kadar önemli?
Haftada bir saatlik seans, haftanın geri kalanındaki 160 küsur saatin yanında küçük bir zamandır. Ödevler, seansta konuşulanı hayatın içine taşır. Bir ödev çoğu zaman basittir: zorlandığınız bir anı kısaca not etmek, uzun süredir ertelediğiniz küçük bir işi yapmak ya da kaçındığınız bir duruma kısa bir süre için girmek. Ödevi “yapamamak” da bir bilgidir; bir sonraki seansta neyin engel olduğu birlikte incelenir.

Bilişsel davranışçı terapi hangi sorunlarda işe yarar?
BDT en çok araştırılmış psikoterapi yöntemlerinden biridir. 106 meta-analizi inceleyen bir derlemede en güçlü kanıt kaygı bozuklukları, somatoform bozukluklar, bulimiya, öfke kontrolü ve genel stres için bulunmuştur. Depresyonda 409 çalışmayı kapsayan bir meta-analiz, kontrol gruplarına göre orta ile büyük bir etki bildirmiştir. Her sorunda ve herkeste aynı sonuç beklenemez.
BDT’nin etkisi hakkında konuşurken tek tek çalışmalara değil, pek çok çalışmayı bir araya getiren meta-analizlere bakmak daha güvenilirdir. Hofmann ve arkadaşları 2012’de, BDT üzerine yapılmış 269 meta-analiz belirlemiş ve bunlardan 106’sını ayrıntılı olarak incelemiştir. Sonuca göre en güçlü destek kaygı bozuklukları, somatoform bozukluklar, bulimiya, öfke kontrol sorunları ve genel stres için vardır. Kişilik bozuklukları ve bipolar bozukluk gibi alanlarda ise kanıt daha sınırlı ya da karışıktır.[2]
Kaygı bozukluklarında, yalnızca plasebo kontrollü çalışmaları ele alan bir meta-analiz özellikle bilgilendiricidir. Carpenter ve arkadaşları, toplam 2.843 hastanın katıldığı 41 çalışmayı incelemiştir. BDT, plasebo koşullarına göre hedef belirtilerde orta düzeyde bir etki göstermiştir. Etki obsesif kompulsif bozukluk, yaygın anksiyete bozukluğu ve akut stres bozukluğunda büyük; travma sonrası stres bozukluğu, sosyal anksiyete ve panik bozuklukta küçük ile orta düzeyde bulunmuştur.[4]
Depresyon için en kapsamlı veri, Cuijpers ve arkadaşlarının 2023’te yayımlanan meta-analizinden gelir: 409 çalışma ve 52.702 hasta. BDT, olağan bakım ya da bekleme listesi gibi kontrol koşullarına göre orta ile büyük bir etki (Hedges g = 0,79) göstermiştir ve bu etki 6 ile 12 aylık izlemde de sürmüştür. Kısa vadede ilaç tedavisiyle arasında anlamlı bir fark bulunmamış, daha uzun vadede ise BDT lehine bir fark görülmüştür; ancak bu karşılaştırmada çalışma sayısı azdır.[3]
Kaygının hangi biçimlerde görüldüğünü Anksiyete bozukluğu belirtileri, panik atakların nasıl ortaya çıktığını ise Panik atak nedir? yazısında ayrıntılı olarak anlattık.

BDT’de hangi teknikler kullanılır?
BDT’de sık kullanılan teknikler arasında düşünce kaydı, bilişsel yeniden yapılandırma, davranışsal aktivasyon, aşamalı maruz bırakma, davranış deneyleri, problem çözme ve gevşeme egzersizleri vardır. Terapist hangi tekniğin kullanılacağını sorunun türüne göre seçer. Tekniklerin ortak noktası, danışanın kendi deneyimiyle bir şey öğrenmesi ve bunu terapi bittikten sonra da kullanabilmesidir.
Aşağıdaki tablo, BDT’de sık kullanılan teknikleri ve bunların hangi durumlarda öne çıktığını özetler. Liste eksiksiz değildir; bir terapi sürecinde çoğu zaman birkaç teknik bir arada kullanılır.
| Teknik | Ne yapılır? | Sık kullanıldığı alanlar |
|---|---|---|
| Düşünce kaydı | Zorlayıcı bir an; durum, otomatik düşünce, duygu ve davranış olarak yazılır. | Depresyon, kaygı, öfke |
| Bilişsel yeniden yapılandırma | Bir düşüncenin lehindeki ve aleyhindeki kanıtlar incelenir, daha dengeli bir bakış aranır. | Depresyon, yaygın kaygı, düşük özgüven |
| Davranışsal aktivasyon | Keyif ya da anlam veren küçük etkinlikler planlanır ve adım adım yapılır. | Depresyon, isteksizlik, geri çekilme |
| Aşamalı maruz bırakma | Korkulan ya da kaçınılan durumlara, kolaydan zora doğru planlı biçimde girilir. | Panik, fobiler, sosyal kaygı, obsesif kompulsif bozukluk |
| Davranış deneyi | Bir inancın doğru olup olmadığı gerçek hayatta küçük bir denemeyle sınanır. | Sosyal kaygı, panik, mükemmeliyetçilik |
| Problem çözme | Bir sorun tanımlanır, seçenekler sıralanır, biri seçilip denenir ve sonuç değerlendirilir. | Stres, karar güçlüğü, günlük sorunlar |
| Gevşeme ve nefes egzersizleri | Beden gerginliğini azaltmak için düzenli olarak uygulanan teknikler öğrenilir. | Kaygı, uyku güçlüğü, stres |
Maruz bırakma kulağa korkutucu gelebilir
Maruz bırakma, BDT’nin en çok yanlış anlaşılan tekniğidir. Kimse sizi bir anda en çok korktuğunuz durumun içine itmez. Önce korkulan durumlar birlikte sıralanır ve en kolayından başlanır; her adımı siz onaylarsınız. Carpenter ve arkadaşlarının meta-analizinde, ağırlıklı olarak maruz bırakma kullanan müdahaleler daha büyük etkiler göstermiş, ancak bu fark istatistiksel olarak anlamlılığa ulaşmamıştır.[4]
Tekniklerin hiçbiri tek başına “sihirli” değildir. Onları etkili kılan, düzenli uygulanmaları ve terapistle kurulan güvenli çalışma ilişkisidir. Bu yüzden iyi bir BDT terapisti teknikleri uygulamadan önce, neden bu adımı attığınızı birlikte anlamanıza zaman ayırır.
BDT diğer terapi yöntemlerinden nasıl ayrılır?
BDT; şimdiye, belirli sorunlara ve ölçülebilir hedeflere odaklanır, seanslar yapılandırılmıştır ve ödev içerir. Psikodinamik yaklaşımlar ise geçmiş deneyimlerin ve bilinç dışı süreçlerin bugüne etkisine daha çok yer verir. Depresyonda BDT ile diğer psikoterapileri karşılaştıran çalışmalarda aradaki fark küçük bulunmuştur; yani tek doğru yöntem yoktur, uygun yöntem vardır.
Almanya’da yasal sağlık sigortası kapsamında ayakta tedavi için bilimsel olarak tanınmış dört psikoterapi yöntemi kullanılır: analitik psikoterapi, sistemik terapi, derinlik psikolojisine dayalı psikoterapi (tiefenpsychologisch fundierte Psychotherapie) ve davranış terapisi (Verhaltenstherapie).[6] BDT, bu dördüncü grubun içinde yer alır. Kassenärztliche Bundesvereinigung’un hasta bilgilendirmesi davranış terapisini, zorlanmaların “öğrenilmiş” olduğu ve davranışta, düşüncede ve duygularda yapılan değişikliklerle hafifletilebileceği varsayımıyla tanımlar; seanslar dışında yapılan pratik alıştırmalar da sık kullanılır.[6]
| Yöntem | Odak noktası | Çalışma biçimi |
|---|---|---|
| Davranış terapisi (BDT dahil) | Öğrenilmiş düşünce ve davranış kalıpları, bugünkü sorunlar | Yapılandırılmış seanslar, pratik alıştırmalar, seanslar arası ödevler[6] |
| Derinlik psikolojisine dayalı psikoterapi | Güncel ya da geçmiş ilişki deneyimlerinden kaynaklanan iç çatışmalar | Konuşma odaklı; iç gerilimler ve ilişki sorunları ele alınır[6] |
| Analitik psikoterapi | Hayat öyküsünden gelen bastırılmış duygular ve ilişki kalıpları | Serbest çağrışım; genellikle daha uzun süreli[6] |
| Sistemik terapi | Aile gibi sosyal sistemler ve bu sistemdeki ilişkiler | Uygun olduğunda yakınlar da seanslara katılır[6] |
Peki hangisi daha iyi? Depresyon üzerine yapılan büyük meta-analizde BDT, diğer psikoterapilerle karşılaştırıldığında yalnızca çok küçük bir fark (g = 0,06) göstermiş; bu fark duyarlılık analizlerinin çoğunda anlamlı kalmamıştır.[3] Başka bir deyişle, depresyonda iyi uygulanan farklı yöntemler birbirine yakın sonuçlar verebilir. Seçimde yöntemin yanında; sorunun türü, sizin neye ihtiyaç duyduğunuz ve terapistle aranızdaki uyum da belirleyicidir.
BDT’ye yakın ya da ondan doğmuş başka yaklaşımlar da vardır: şema terapi, kabul ve kararlılık terapisi (ACT) ya da diyalektik davranış terapisi (DBT) bunlardan bazılarıdır. Travma sonrası belirtilerde kullanılan EMDR ise farklı bir yöntemdir. Bu yaklaşımları ilerleyen yazılarda ayrı ayrı ele alacağız.
Bilişsel davranışçı terapi online olarak da yapılabilir mi?
Evet. BDT yapılandırılmış bir yöntem olduğu için online biçime iyi uyum sağlar. 31 randomize çalışmayı kapsayan güncel bir meta-analizde, terapist destekli internet tabanlı BDT ile yüz yüze BDT arasında etki bakımından neredeyse fark bulunmamıştır. Bu çalışmaların çoğu görüntülü görüşmeyi değil, terapistin eşlik ettiği internet programlarını incelemiştir.
Online BDT iki farklı biçimde karşınıza çıkabilir. Birincisi, bir terapistle görüntülü görüşme yoluyla yapılan klasik seanslardır: Yapı, gündem, ödevler aynıdır; yalnızca oda değişir. İkincisi, “internet tabanlı BDT” (İngilizce kısaltmasıyla ICBT) denen, modüller hâlinde hazırlanmış programlardır. Bu programlarda danışan içerikleri kendi temposunda çalışır, bir terapist de yazılı geri bildirimlerle süreci izler.
Araştırmaların büyük kısmı bu ikinci biçim üzerinedir. Hedman-Lagerlöf ve arkadaşlarının 2023’te yayımlanan meta-analizi, terapist destekli internet tabanlı BDT’yi yüz yüze BDT ile doğrudan karşılaştıran 31 randomize kontrollü çalışmayı ve 16 farklı klinik durumu kapsar. Toplu etki büyüklüğü g = 0,02 bulunmuştur; yani iki biçim arasında anlamlı bir fark görülmemiştir.[7] Yazarlar, tek tek durumlar için çalışma sayısının hâlâ sınırlı olduğuna da dikkat çeker.
Görüntülü görüşmeyle yapılan terapinin etkisine dair araştırmaları ayrıca Online terapi işe yarar mı? yazısında topladık. Pratik açıdan online BDT’nin bazı avantajları vardır: Yol süresi olmadığı için haftalık düzeni korumak kolaylaşır, ödevler ve çalışma kâğıtları ekranda birlikte doldurulabilir, maruz bırakma gibi bazı uygulamalar sorunun gerçekten yaşandığı ortamda, yani kendi evinizde planlanabilir.

Almanya’da ve Avrupa’da Türkçe BDT’ye nasıl ulaşılır?
Almanya’da davranış terapisi, yasal sağlık sigortasının karşıladığı dört yöntemden biridir; sevk gerekmez ve ilk adım her zaman bir görüşme saatidir. Türkçe çalışan ruhsatlı terapist sayısı ise sınırlıdır. Bu yüzden pek çok kişi Türkçe konuşan bir psikologla online çalışmayı seçer. Araştırmalar, kültüre uyarlanmış müdahalelerin uyarlanmamış olanlardan daha etkili olabildiğini gösteriyor.
Almanya’da yasal sigortalıysanız, davranış terapisi sunan bir muayenehaneye sevk kâğıdı olmadan başvurabilirsiniz. İlk adım psikoterapötik görüşme saatidir (Sprechstunde); burada hangi desteğin size uygun olduğu netleşir. Pek çok muayenehane görüşmelerin bir kısmını görüntülü olarak da yapar. Size uygun bir muayenehane bulmak için 116 117 randevu hizmetini ya da psychotherapiesuche.116117.de adresini kullanabilirsiniz.[6] Kasa yolu, bekleme süreleri ve masraf iadesi hakkında ayrıntıları Almanya psikolog seans ücreti kim öder? yazısında anlattık.
Avusturya, Hollanda, Belçika ya da İsviçre’de de BDT yaygın bir yöntemdir, ama kasa kuralları ve terapist unvanları ülkeden ülkeye değişir. Ortak nokta şudur: Hangi ülkede olursanız olun, Türkçe BDT yapan ruhsatlı terapist bulmak zordur ve bekleme listeleri uzundur.
Dil ve kültür neden önemli?
BDT, düşünceleri kelimesi kelimesine yakalamaya dayanır. “Elalem ne der”, “nazar değdi” ya da “ayıp olur” gibi ifadelerin arkasındaki anlamı ve duygu yükünü başka bir dile çevirmek, terapinin tam da çalışması gereken noktada bir şeyleri kaybettirebilir. Hall ve arkadaşlarının 78 çalışmayı ve 13.998 katılımcıyı kapsayan meta-analizinde, kültüre uyarlanmış psikolojik müdahaleler aynı müdahalenin uyarlanmamış biçimine göre orta düzeyde daha etkili bulunmuştur (g = 0,52).[8]
Kültürel uyarlama yalnızca dil değildir: Ödevlerin aile düzenine uyması, örneklerin gündelik hayatınızdan seçilmesi, aile ve topluluk ilişkilerinin terapiye doğal biçimde dahil edilmesi de buna girer. Avrupa’da yaşayan Türkler için iki kültür arasında kalmak, aile beklentileri ya da göçün getirdiği yalnızlık gibi konular, BDT’de üzerinde çalışılabilecek somut temalar hâline gelebilir.
Bilişsel davranışçı terapi kimler için uygundur, kimler için tek başına yetmez?
BDT; belirli bir sorun üzerinde çalışmak isteyen, seanslar arasında küçük adımlar atmaya açık ve yapılandırılmış bir çalışma biçiminden hoşlanan kişiler için özellikle uygundur. Ağır depresyon, psikotik belirtiler, bipolar bozukluk ya da yoğun kriz durumlarında ise BDT çoğu zaman tek başına yeterli değildir; psikiyatrik değerlendirme ve tedaviyle birlikte düşünülmelidir.
Aşağıdaki sorular, BDT’nin size uygun olup olmadığını düşünmenize yardımcı olabilir. Bunlar bir test değildir; yalnızca kendinize sorabileceğiniz yönlendirici sorulardır.
- Hayatınızı daraltan belirli bir sorun var mı (örneğin kaygı, panik, uyku, öfke, sürekli erteleme)?
- Sadece anlatmak değil, bir şeyleri değiştirmeyi denemek de istiyor musunuz?
- Haftada bir seansa ek olarak kısa uygulamalara zaman ayırabilir misiniz?
- Somut hedefler koymak ve ilerlemeyi birlikte takip etmek size iyi geliyor mu?
Bu sorulara çoğunlukla “evet” diyorsanız, BDT sizin için iyi bir başlangıç noktası olabilir. “Hayır” demeniz ise terapinin size uygun olmadığı anlamına gelmez: Bazı kişiler önce daha serbest bir konuşma alanına ihtiyaç duyar, bazıları için geçmiş deneyimleri derinlemesine ele alan yöntemler daha uygundur. İyi bir terapist yöntemi size göre seçer, sizi yönteme uydurmaya çalışmaz.
BDT’nin sınırları da vardır. Hofmann ve arkadaşlarının derlemesinde, bipolar bozuklukta yalnızca BDT ile yapılan tedavi için kanıt az bulunmuştur.[2] Ağır belirtilerde ya da ilaç tedavisinin gündeme gelebileceği durumlarda bir psikiyatristin değerlendirmesi gerekir; bu ayrımı Psikolog ile psikiyatrist arasındaki fark yazısında anlattık. Kendinize zarar verme düşünceleriniz varsa terapi yerinin açılmasını beklemeyin: Avrupa genelinde acil yardım numarası 112’dir; ülkelere göre kriz hatlarını bu yazının sonunda bulabilirsiniz.

Bilişsel davranışçı terapi (BDT) nedir? Kısa cevaplar
Büyük ölçüde evet. Aaron T. Beck’in geliştirdiği bilişsel terapi, bugün çoğu zaman bilişsel davranışçı terapi (BDT) adıyla anılır. BDT ise zamanla davranışsal teknikleri de içine alan geniş bir yöntem ailesinin ortak adı hâline gelmiştir.
Süre soruna göre değişir. Örneğin İngiltere’deki NICE kılavuzu, yaygın anksiyete bozukluğu için genellikle haftalık, birer saatlik 12 ile 15 seans önerir. Uzun süredir devam eden ya da birden fazla sorunun iç içe geçtiği durumlarda terapi daha uzun sürebilir.
Ödevler BDT’nin önemli bir parçasıdır, çünkü seansta konuşulanı gündelik hayata taşır. Ama bir okul ödevi gibi notlanmaz. Ödevi yapamadığınız haftalarda bunun nedenini terapistinizle konuşmak da terapinin bir parçasıdır.
Bu, sorunun türüne ve ağırlığına bağlıdır. Depresyon üzerine yapılan büyük bir meta-analizde BDT kısa vadede ilaç tedavisine benzer sonuçlar göstermiştir. Yine de ilaç kullanıp kullanmamaya kendi başınıza değil, bir hekimle birlikte karar vermelisiniz.
Terapist destekli internet tabanlı BDT’yi yüz yüze BDT ile karşılaştıran 31 çalışmalık bir meta-analizde iki biçim arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Görüntülü görüşmeyle yapılan BDT de aynı yapıyı izler; tek fark, seansın sizin seçtiğiniz bir odada yapılmasıdır.
Evet. Davranış terapisi, Almanya’da yasal sağlık sigortasının karşıladığı dört psikoterapi yönteminden biridir. Bunun için kasa ile çalışan ruhsatlı bir psikoterapiste başvurmanız gerekir. Türkçe konuşan terapist sayısı az olduğu için bekleme süresi uzun olabilir.
Özel bir hazırlık gerekmez. Sizi zorlayan durumları ve terapiden ne beklediğinizi birkaç cümleyle not etmeniz ilk seansı kolaylaştırabilir. Terapistinize hangi yöntemle çalıştığını ve süreci nasıl planladığını sormak da tamamen olağandır.
Kaynaklar
- Beck, Archives of General Psychiatry (2005): The current state of cognitive therapy: a 40-year retrospective
- Hofmann ve ark., Cognitive Therapy and Research (2012): The Efficacy of Cognitive Behavioral Therapy: A Review of Meta-analyses
- Cuijpers ve ark., World Psychiatry (2023): Cognitive behavior therapy vs. control conditions, other psychotherapies, pharmacotherapies and combined treatment for depression: a comprehensive meta-analysis including 409 trials with 52,702 patients
- Carpenter ve ark., Depression and Anxiety (2018): Cognitive behavioral therapy for anxiety and related disorders: A meta-analysis of randomized placebo-controlled trials
- NICE, Clinical Guideline CG113 (2011): Generalised anxiety disorder and panic disorder in adults: management (Recommendations)
- Kassenärztliche Bundesvereinigung, 116117.de (erişim 2026): Ambulante Psychotherapie: Sprechstunde, Therapieverfahren und Terminsuche
- Hedman-Lagerlöf ve ark., World Psychiatry (2023): Therapist-supported Internet-based cognitive behaviour therapy yields similar effects as face-to-face therapy for psychiatric and somatic disorders: an updated systematic review and meta-analysis
- Hall ve ark., Behavior Therapy (2016): A Meta-Analysis of Cultural Adaptations of Psychological Interventions
- Beck Institute for Cognitive Behavior Therapy (erişim 2026): Understanding CBT
